Cem Uzan - Genç Parti

Bu sayfa Cem Uzan`ın haklılığını ispatlamak , kanıtlamak , gözler önüne sermek ve
Genç Parti`nin büyük kitlelere ulaşmasını sağlamak için yapılmıştır. (cem-uzan.org 2007)
Genç Parti Cem Uzan Davalar Genel Gençlik Kollari Kadın Kolları İlçe Teşkilatları İl Teşkilatları Eserler Söylemler Basın Projeler - Taahhütler Duyurular İmar Bankası Star Çeaş Kepez TMSF Telsim Adabank Petkim 4969 - 5020 Nolu Kanunlar Askerlik Siyasi Linç Geziler Mitingler Atatürk Videolar Ürdün Vatandaşlığı Fabrikalar - Ocaklar Milletvekili Adaylarımız Fransa

Asabileşen Erdoğan ve Genç Parti...

Emin Şirin Yazıyor...  eminsirin@haberx.com Bugün size hem Genç Parti’den, hem de genel siyasi ortamdan bahsetmek istiyorum. Evvela genel siyasi ortam: Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken iyice asabileşti… Öcalan’dan “sayın”, şehitlerimizden “kelle” diye bahsetmesi… Oğlunun kaynağı belli olmayan paralarla 2.5 milyon dolara gemi satın alması… Bel fıtığı… Kendisinin önüne geçilemez bir arzuyla cumhurbaşkanlığını istemesi… Özellikle kendisini bugüne kadar kullanan çevrelerin “Başbakan kal” baskısı… Bozulan bütçe performansı… Bu konuyu biraz açayım, geçen sene Uzanlar’dan Anayasaya aykırı bir kanunla el konulan Telsim’in satışıyla düzeltilen bütçenin artık yama tutmaması… Tayyip Erdoğan Hükümeti’nin geçen yılın aynı dönemine göre bütçe performansına bakılacak olunursa, 2006 yılında 27 milyar YTL olan harcamalar yüzde 25.6 oranında artarak 34 milyar YTL'ye yükselmiş, personel giderleri yüzde 25.8, mal ve hizmet alımları yüzde 48.7, cari transferler yüzde 15.8, faiz harcamaları yüzde yüzde 32.8 oranında artmış. Giderler artarken, hükümetin gelirleri azalmış. Rakamlarla ifade edilirse gelirler yüzde 3, genel bütçe gelirleri ise 3.2 oranında azalmış. Vergi dışı gelirlerde azalma oranı yüzde 45.7, sermaye gelirlerindeki azalma oranı ise  74.3 oranında olmuş. **** Ve, epilepsi hastası olması dolayısıyla ortaya çıkan, çıkabilecek sorunlar. Tayyip Erdoğan’ın işi zor; cumhurbaşkanı olsa bir türlü, olmasa bir türlü. Cumhurbaşkanı olsa da olmasa da önümüzdeki dönem, sıcak paracıların bayıldığı ama reel ekonomi açısından iyi gitmeyen ekonominin yürümeyeceğinin artık anlaşılması… Baksanıza, (güya) ekonominin başında bulunan Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener bile ekonomiden şikayet eder hale geldi; “Cari açığa sebep olan dalgalı kur rejimini tartışmalıyız” diyor. **** Şişirilmiş anketlerle, sahte bir istikrar havasıyla geçirilen bu son 4.5 seneden sonra kendisi trilyoner olan ama Başbakanlıktaki stajyerliğini daha tamamlayamamış, Cumhuriyet tarihine propaganda uzmanlığından başka hiçbir katkısı olmayan Tayyip Erdoğan’ın işi zor… Sinirleri bozuk… **** Her geçen gün sinirlerinin daha da bozulduğunu göreceğiz. Sinirlerini bozan faktörlerin başında da Genç Parti’nin yükselişi geliyor. Yaz aylarında yüzde 2’lerde olduğu tahmin edilen Genç Parti, kararsız oylar dağıtılmadan yüzde 6’lara, 7’lere geldi. En önemlisi de, muhalefetteki partiler arasında yükselme ivmesi olan tek parti Genç Parti… **** Genç Parti’den bahsedelim demiştim; sizinle ne yaptığımızı paylaşayım: Partinin lideri Cem Uzan, yardımcılarına danışarak kendi hazırladığı, samimi ve içten televizyon spotlarıyla Genç Parti’nin iktidara geldiğinde veya iktidar ortağı olduğunda neleri yapacağını, neleri taahhüt ettiğini anlatıyor: “Mazot 1 YTL olacak”, “Kabuklu fındık 8 YTL”, “Emekliye 14 maaş”, “Gıdada KDV kalkacak”, “ÖSS ve harçlar kalkacak”, “İşsize 350 YTL”, “Tarım bizim namusumuzdur”, “Ezilenler iktidar olacak”, “Kapkaç bitecek”, “Önce Türk Milleti”, “İşsizlik bitecek”… Son, 2-3 ayda teşkilatlar canlandı, seçmenden de anketlerin gösterdiğinin çok üzerinde cesaret verici bir ilgi var. Ben Partinin tek milletvekili olarak, belki de hak etmediğim kadar ilgi, alaka ve sevgi ile karşılaşıyorum. İllerden, teşkilatlardan, özellikle yerel televizyonlardan davetlerin ardı arkası kesilmiyor. Henüz ulusal televizyonlarda aynı ilgi yok. Kimi iktidarın şerrinden korktuğundan, kiminin ciddi açıkları olduğundan, kiminin de Cem Uzan’la eskiden beri şahsi husumetleri olduğundan Genç Parti’ye yer vermek istemiyorlar; hatta belki de ürküyorlar. Bunun çok yeni bir son örneğini daha birkaç gün evvel gördük. ATV’de yayınlanacak olan Türkiye-Yunanistan maçı için spotlarımızın rezervasyonunu yaptırdık; parasını peşin ödedik. ATV son anda bu spotları yayınlamaktan vazgeçti. Sebebini herkes gibi ben de merak ediyorum. Sayın Cemil Çiçek’e bir mektup yazdım, mektubu sizinle aşağıda paylaşacağım. Halbuki ürkmeleri için bir sebep yok. Korkunun ecele faydası olmadığı gibi bağımsız, hatta Türkiye’yi ve Türk Milletini yurtdışına taşıyacak bir basının tesis edilmesi Genç Parti’nin en önemli hedefleri arasında yer alıyor. Adaletin ve hukukun üstünlüğünün ne demek olduğunu, ne manaya geldiğini Genç Parti kadrolarından daha iyi bilen kadro yok. Bu arada özellikle yukarıda da tekrar ettiğim taahhütlerimizin kaynağının ne olacağını merak edenler var. Anlattık, anlatıyoruz, anlatacağız. Verdiğimiz taahhütlerin maliyeti senelik 20 ila 25 milyar dolar arasında olacak, buna karşılık hazırladığımız kaynak paketleri 40 milyar doların üzerinde. Alınmaması gereken vergiler alınmayacak, alınması gereken vergiler alınacak. Ezilenler iktidar olacak… **** Bir de sık sık karşılaştığımız ittifak meselesi var; bizim gıyabımızda da, bizi devamlı birileriyle “evlendirmeye” çalışıyorlar. Bu konudaki tavrımız da belli; biz, elimizi sadece CHP ve MHP’ye uzatırız. Elimiz havada kalırsa bir bölen biz değil, onlar olur. “Düz ovada dolaşan” DYP ile zaten konuşacak bir konumuz yok. Aynı şey diğer partiler için de vaki. Bizim hedefimiz, seçmende karşılığı olmayan partilerin bir araya gelerek barajı aşmaları değil, bizim hedefimiz AKP’nin karşısına ciddi bir iktidar alternatifinin çıkması. Doğrusu bu ivme böyle giderse ittifaka da lüzum kalır mı kalmaz mı bilemiyorum. **** Adalet Bakanı Sayın Cemil Çiçek’e, 27.03.2007 tarihinde yazdığım mektup: “Sayın Çiçek, Dünkü basın haberlerini herhalde takip etmişsinizdir, ATV televizyonu, Genç Parti’nin Başkanı Sayın Cem Uzan’ın Partinin taahhütlerini açıklayan reklam filmini, geçtiğimiz cumartesi günü Türkiye-Yunanistan milli maçı sırasında yayınlayacağı halde, parasını peşin almasına rağmen, yayından birkaç saat önce yayınlamaktan vazgeçti. Bize 18:30-19:00 saatleri civarında haber verildiğinde yayın miktarının 2/3 nispetinde azaltılmasını talep ettiklerini bildirdiler; sonra yayından toptan vazgeçtiler. Size açıkça soruyorum: -         24.03.2007 tarihinde Sabah Gazetesini ziyaret ettiniz mi? -          Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı size bizim reklam filmlerimizi seyrettirdi mi? -         Sizin bu reklamların az yayınlanması veya hiç yayınlanmaması konusunda bir konuşmanız veya bir telkininiz oldu mu? Bu mektubumun cevabını sizden mutlaka bekliyorum. Saygılarımla. 27.03.2007”

28 03 2007