Cem Uzan - Genç Parti

Bu sayfa Cem Uzan`ın haklılığını ispatlamak , kanıtlamak , gözler önüne sermek ve
Genç Parti`nin büyük kitlelere ulaşmasını sağlamak için yapılmıştır. (cem-uzan.org 2007)
Genç Parti Cem Uzan Davalar Genel Gençlik Kollari Kadın Kolları İlçe Teşkilatları İl Teşkilatları Eserler Söylemler Basın Projeler - Taahhütler Duyurular İmar Bankası Star Çeaş Kepez TMSF Telsim Adabank Petkim 4969 - 5020 Nolu Kanunlar Askerlik Siyasi Linç Geziler Mitingler Atatürk Videolar Ürdün Vatandaşlığı Fabrikalar - Ocaklar Milletvekili Adaylarımız Fransa

Çeaş Kepez Cem Uzan Açıklamaları

- Siyaset öncesinde Kepez-ÇEAŞ'tan başlayalım... - Bu iktidar öncesinde de ÇEAŞ ve Kepez'le ilgili çeşitli yaptırımlar gündeme geldi. 1995 senesindeydi. Bunların hepsi haksız ve hukuksuz olduğu için yargı sürecinde kaybedildi. O gün bunu yapan hükümet, televizyon yayınlarını kendi lehinde bulmadığı için, cezalandırmak için, birtakım şeyler yaptı. 1995 senesinde bunlar yargıdan döndü. - Ama Enerji Bakanı Hilmi Güler'in yaptığı bir açıklama var: 'Aslında bizden önceki hükümetin başlattığı işi biz tamamladık. Bu ÇEAŞ ve Kepez'e el koymak zorundaydık. Eğer koymasaydık, biz sorumluluk altına girmiş olurduk...' Bir önceki hükümetten başlayan ve gelişen, bugünlere gelen olayın tamamlayıcısı olduklarını ifade etti. - Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Kamu Ortaklığı İdaresi'nin dokümanı var. Çukurova'yı özelleştirdiler. Bu ilan da 6 Aralık 1992 senesinde Hürriyet Gazetesi'nde yayınlanan Özelleştirme Kamu Ortaklığı özelleştirme ilanıdır. 6 Haziran'a geri dönelim. 6 Haziran Petkim'in özelleştirilmesinin yapıldığı güne. Kemal Uzan ihaleye katılıyor, 600 milyon dolar teklif veriyor. En yüksek fiyattan ve Petkim'i kazanıyor. Petkim, 15 senedir özelleştirmede olan bir kuruluş, kimse almamış. 15 sene evvel Petkim Türkiye'de yüzde 65 pazar payına sahip olan bir kuruluş. 15 sene de özelleştirileceği için hiçbir şey yapılmamış, çivi üzerine çivi çakılmamış. Pazar payı 65'den 33'e düşmüş. Kemal Uzan 600 milyon dolar verip ihaleyi kazandıktan sonra yaptığı açıklamada diyor ki: 'Biz bu pazar payını tekrar yüzde 65'e çıkaracağız...' Peki, 65'ten 33'e inerken bu aradaki pay nereye gitmiş? Rakip bir firma mı kurulmuş Türkiye'de de Petkim'e rakip çıkmış, üretim yapmış? Hayır. Türkiye'de şu andaki pazarın 33'ünü Petkim satıyor. 6 gün geçiyor aradan. ÇEAŞ ve Kepez'e el konuyor. İlk başta çok basit, birbirinden kopuk bir olay. Peki arkadaş sen 600 milyon dolar para verdin, nereden ödeyeceksin bu 600 milyon doları? Nerede bu para? Gayet basit, Çukurova, Kepez halka açık şirket. Bilançomuzu SPK denetiminde açıklamışız ve 2002 yılı için 200 milyon dolar ortaklarına temettü dağıtıyor. Kar payı dağıtıyor. Demek ki 5 senede sadece aile ÇEAŞ'tan Kepez'den ettiği kârla Petkim'i alabilir. Ne yaparsanız yapın, ÇEAŞ ve Kepez olarak, bu şirketlerin sahibi bir aile olarak, ne yaparsanız yapın yaranmanız mümkün değil. Bankaya kâr ettirirsiniz suç, bankaya kâr etttirmezseniz suç. İmar Bankası'nın hayatiyeti direkt olarak ÇEAŞ ve Kepez'e bağlantılıydı: Çünkü İmar Bankası ÇEAŞ ve Kepez'e büyük destek çıkmıştı kredilerde. Bu nedenle İmar Bankası ve ÇEAŞ olayını birbirinden ayırmak mümkün değil. Ama olayın aslı, o fitili ateşleyici unsuru Petkim ihalesidir. Petkim'e o gün 600 milyon dolar teklif edilmesinin akabinde Sayın Başbakan'ın beyanatlarına bakın... Sayın anamuhalet liderinin beyanatlarına bakın... 'Ucuza gitti, bedavaya gitti'. Peki ihale iptal oldu... Bir daha ihaleye giren olmadı. Ne oldu? 16'ncı sene Petkim hala satılacak. Kim kar etti bundan? Türkiye'de dışa bağımlı olmayan milli bir sermayenin büyümesi belli güçler tarafından kabullenilmiyor. - Sizin Petkim'i alarak pazardaki payınızı büyütecek olmanız, başka rakiplerinizi mi ürküttü? Onların da etkileri var mı? - Tabii ki ticari rakiplerin etkisi var. 12 Haziran'dan bir gün önceye dönün. 11 Haziran günü Sayın Başbakan, Sabancı Center'da TÜSİAD toplantısına katılıyor. Saatlerce Sayın Sabancı'yla görüşüyor ve Sabancı grubunun sözde bir başvurusu bahane gösterilerek bir gün sonra ÇEAŞ ve Kepez'e el konuluyor. Şimdi devletler sermayeye güven vermek zorundadırlar. Sermaye çok ürkektir. Dünyadaki sermaye çok ürkektir. Ve anında kaçar. Siz özelleştirmeden sattığınız bir kuruluşu, bir lisansı; akşam yatıp sabah kalktığınızda alırsanız, bu şirketler elinizde kalır. İşte Petkim elinizde kalır, işte Türk Havayolları elinizde kalır. Hiçbir özelleştirmeyi yapamazsınız. Türkiye Cumhuriyeti devletinin özelleştirme politikası bu hükümetin davranışlarıyla sona ermiştir. Hiç kimse Türkiye'de özelleştirme altına girmeyecektir. ÇEAŞ ve Kepez'in yabancı yatırımcıları da var. Borsada işlem gören bir şirketiz. - Şirketler her nerde alınırsa alınsın, mevcut kanunlara göre işletilmesi gerekmiyor mu? - Mevcut kanunlara uygun olarak çalıştırılacak. Zaten ÇEAŞ ve Kepez'e tamamen siyasi sebepten el konulmuştur... Cem Uzan 72 günde Genç Parti'yi kurmuş, yüzde 7.5 oy almış. Genç Parti'nin çalışmasıyla Haziran başına baktığımızda, kamuoyu araştırmaları 19-20'leri gösteriyor. Başbakan görevi 14 Mart'ta aldı. 14 Mart ve 12 Haziran... 90 gün Genç Parti'nin muhalefetine dayanamadı. - Siz her şeyi siyasete girmenize endeksliyorsunuz. Kepez ve ÇEAŞ'a el konulmasında hükümetin öne sürdüğü birtakım gerekçeler, Enerji Bakanı'nın yaptığı açıklamalarda, işte sözleşmeleri yapmadığınız, üretmediğiniz enerjiyi kamudan aldığınız, yeni bir satış sözleşmesine girmediğiniz, üretim haklarını 2002 Aralık'ında devretmediğiniz söylendi. - Bu olaylar için adalet konuşacak. Danıştay'da davalar açılmış vaziyette. Önümüzdeki haftalarda bunun sonuçlanmasını bekliyoruz. Sayın Enerji Bakanı her türlü bahaneyi yaratabilir. Her türlü hayali gerekçeyi uydurabilir. Ama olay da gayet nettir. 2058 yılına kadar imtiyaz sözleşmesiyle devredilmiştir. Özelleştirme İdaresi'nden bu imtiyaza sahip olan şirketi satın alıyor. Yani bu şirket bu barajları yapabilir. Şu barajların sahibidir, bu bölgede baraj yapabilir. Bu bölgede üretim hattı yapabilir, dağıtım hattı yapabilir. Bu işi yapabilir, bu ticareti yapabilir. Mülkiyet şirkete aittir 2058 yılına kadar. 2058 yılında devlete teslim edeceksiniz. Ege sahillerinde, Akdeniz sahillerinde oteller vardır, kamu arazisine kurulmuş, 49 seneliğine. Yani devlet 49 senenin sonunda otelleri geri alıyor. Bundan hiçbir farkı yok. - Enerji Bakanı'nın sözü var, 'ÇEAŞ sözleşmesiyle sadece işletme hakkı devredilmiştir' diye... Yani kamu malıdır. - Basit bir örnek vereyim size. Berke Barajı 1 milyar dolara mal olmuştur. Bu grubun parasıyla yapılmıştır. Şahsen cebimden koyduğum parayla yaptığım malı nasıl alırsınız bedelini ödemeden? Antalya Havaalanı'nın pistini biliyorsunuz, bir tane gecekondu vardı, yıkamadılar senelerce. İstimlak bedelini ödemedikleri için... Siz milyarlarca dolarlık yatırım yapmış şirketin malını bedelini ödemeden nasıl alırsınız? Devletin kaç kuruşluk katkısı var? Kaç kuruşluk garantisi vardır, kaç kuruşluk kaynağı vardır Berke Barajı'nda?.. Berke Barajı'nın bütün kamulaştırma giderlerini ÇEAŞ kendisi vermiştir. Bütün iletim hatlarının geçmekte olduğu ve elektrik direklerinin bulunduğu arazilerin hepsinin tapuları ÇEAŞ'ın üzerinedir. Bunların hepsini bir araziye monte ediyorsunuz. Kimin arazisine monte ediyorsunuz? Gidip, parasını verip o arazinin tapusunu alıyorsunuz. - Ama Enerji Bakanı o direkler dahil her şeyin parasının devlet tarafından ödendiğini ve söz konusu malların da tümünün devlete ait olduğunu söylüyor. - Sayın Enerji Bakanı'nın söyledikleri tamamıyla gerçekdışıdır. 2058'e kadar tapusu dahil ÇEAŞ'a aittir. Siz 60 bin tapudan bahsediyorsunuz. Parası verilmiş satın alınmış tapudan bahsediyorsunuz. 2058 yılına kadar bu tapular Çukurova Elektrik A.Ş'ye aittir. 2058 yılında imtiyaz sözleşmesi bittiği gün bunlar devlete teslim edilecektir. 2058 yılına kadar bunların hepsi Çukurova Elektrik A.Ş'nin tapulu malıdır. Bu ortakların, Çukurova Elektrik A.Ş'ye hissedar olan, borsadan bunun hissesini satın almış olan yerli ve yabancı bütün yatırımcıların tapulu malıdır. - Satın aldığınız nedir, elektrik direklerini dikmek için araziler mi? - Şuraya bir direk dikiyorsunuz. Direği dikeceğiniz arazi sizin babanızın malı değil ki... Ahmet Efendi'nin, Mehmet Efendi'nin tapulu arazisi. Ve siz bunun bedelini ödüyorsunuz. Tapuyu satın alıyorsunuz ve direği dikiyorsunuz. Oradan elektrik nakil hattını geçiriyorsunuz. Bunun sayesinde elektriği üretiyor ve dağıtıyorsunuz. 2058 yılına kadar 54 sene boyunca bu hat bu ticarete, bu tapu ÇEAŞ'a aittir. 2058 yılında anahtarıyla devlete teslim edilecek olan bir şey... - ÇEAŞ niye böyle sürekli problem halinde? 1995 yılından beri diyorsunuz, pek çok mahkemeler açıldı, davalar görüldü. - Gayet basit. Türkiye'de ÇEAŞ kadar kârlı bir şirket var mı? Geçenlerde Başbakan bir ödül töreninde, ÇEAŞ'a ödül verecekti, elinde kaldı ödül. Biz aldığımızda rakamlar daha düşüktü. Türkiye'nin 7-8'inci en büyük şirketi. Ama bakın bakalım borsada herhangi bir şirket var mı 200 milyon doları küçük ortaklarına, büyük ortaklarına bütün ortaklarına dağıtan? - Vatandaşlara dağıttınız mı? Peki ortadaki sorun nedir? Uzanlar ÇEAŞ ve Kepez'deki kârı kendilerine mi aldılar yoksa? - Bunların hepsi asparagastır. Borsa diye bir kurum var. Yaptığı her icraata katılır ya da katılmazsınız o ayrı mesele. Denetleyici bir kurum var bugün. SPK'dan bir yetkili çıkıp da 'Hayır ÇEAŞ 2002 yılında dağıtma kararı aldığı temettüsünü ortaklarına dağıtmamıştır' diyebilir mi? El konuluncaya kadar ilk taksitler Genel Kurul'la 15-20 gün içinde ödendi. Bütün ortakların temettüleri dağıtılmaktaydı. Ta ki 12 Haziran'da bir baskınla bütün malım mülküm gasp edilinceye kadar. - SPK adına denetleme yapan müfettişlere birtakım olanaklar sağlandığı gibi pek çok soru var... - En son tutulan raporda da Berke Barajı öne sürülüyor; ki Berke Barajı milli bir servettir, büyük bir yatırımdır. Evet, kim yapmıştır bu yatırımı, kimin parasıyla yapılmıştır bu yatırım? Uzan Ailesi'nin parasıyla yapılmıştır. Kemal Uzan'ın parasıyla yapılmıştır. - O yatırım için kredi aldınız mı? - Hayır almadım. Hiçbir yerden kredi alınmadı. İmar Bankası'ndan da alınmadı. - Adabank'tan? - Hayır. Adabank başlı başına bir komedidir. El konulduğu gün 25 Temmuz'da toplam mevduatından daha fazla parası Merkez Bankası'nda olan bir bankaya el koydular. Yani mevduat sahibine parasını 2 saat, bilemediniz 3 saat içinde ödeme imkanı olan bir bankaya el koydular. Geçenlerde Sayın Bakan 'Adabank'ta sorun yok' dedi. Adabank'ta sorun yoktu da niye el koydunuz o zaman? Şimdi bir iktidar partisi var. İktidar partisi, eğer Genç Parti 3 Kasım seçimlerinde olmasaydı, bugün muhalefet partisiydi. DYP yarım puanla baraj altında kaldı. MHP 1.5 puanla baraj altında kaldı. Cem Uzan STAR (Arşiv)

09 01 2007