Cem Uzan - Genç Parti

Bu sayfa Cem Uzan`ın haklılığını ispatlamak , kanıtlamak , gözler önüne sermek ve
Genç Parti`nin büyük kitlelere ulaşmasını sağlamak için yapılmıştır. (cem-uzan.org 2007)
Genç Parti Cem Uzan Davalar Genel Gençlik Kollari Kadın Kolları İlçe Teşkilatları İl Teşkilatları Eserler Söylemler Basın Projeler - Taahhütler Duyurular İmar Bankası Star Çeaş Kepez TMSF Telsim Adabank Petkim 4969 - 5020 Nolu Kanunlar Askerlik Siyasi Linç Geziler Mitingler Atatürk Videolar Ürdün Vatandaşlığı Fabrikalar - Ocaklar Milletvekili Adaylarımız Fransa

Cem Uzan Kayseri`yi dinledi (Arşiv)

Kayseri esnafı, Uzan`a Kazanmadığımız paradan vergi alıyorlar, perişanız dedi. Cem Uzan'ın cevabı net oldu: Kazanılmayan paranın vergisi mi olur? Buna bir son vereceğiz. Bunu yapanlara ders vereceğiniz ilk yer de sandık olacak... SEÇİMLERE girme hakkını kazanan Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan, 57 ili kapsayan seçim turunu dün Kayseri'de sürdürdü. Kayseri Oto Sanayi Sitesi ile Kapalı Çarşı'da esnafın sorunlarını dinleyen Uzan, ;Sorunları çözmeye talibim' dedi. Sıkıntılarını anlatan esnafla Cem Uzan arasında gelişen diyaloglardan bir bölümü şöyleydi: Mustafa Dişyapar (tamirci): Bu ekonomide ancak bu kadar oluyor. Dolar, euro yükseldiğinde işlerin hali böyle. Sanayi tamamen durdu. Normal bu aylarda bizim harıl harıl çalışmamız lazımdı. Cem Uzan: Peki bu aylar böyle olduğunda kış nasıl olacak? Mustafa Dişyapar: Dükkanı kapatacağız. Peşin verginin kalkması kazanca göre verginin olması lazım. Şu anda piyasa yatıyor. Cem Uzan: İnşallah 3 Kasım'dan sonra ayağa kaldıracağız. Ülkemizin imkanları çok. Yeter ki biraz akıllı, dürüst yönetimle çok çabuk toparlanırız. Devletin, vatandaşın cebindeki parayı vergi olarak almayı durdurması lazım. Kazanmadığın paranın vergisi olmaz. Türkiye'nin kendi kaynakları yeter Atilla Aslıntürk (tamirci): 80'den bugüne kadar rahmetli Özal zamanında güzeldi. Şu anda sanayinin hali çok kötü. İki ay çalışıyoruz, on ay yatıyoruz. Ne olacak bilemiyoruz. Kiramızı veremiyoruz. Ahmet Karslıoğlu (kaportacı): Her şey dövize endeksli olduğu sürece ülke batmaya mahkum. Cem Uzan: Çünkü döviz onların bastığı kağıt. Ahmet Karslıoğlu: Döviz arttığı sürece batıyoruz. Atilla Aslıntürk: Türkiye'yi bu hale getirenin biri Mesut Yılmaz, öbürü Ecevit. Ecevit 50 sene uğraşmış bu hale getirmek için. İnşallah Özal'ın zamanını yaşatabilecek misiniz? Cem Uzan: Hedefimiz o. İnşallah yaşatacağız. Elimizden geleni yapacağız. Türkiye'nin kendi kaynakları yeter. En iyisini yapacağız... Ömer Gümüş (tamirci): Eskilerden bıktık. Hastaneden memleketi yönetmeye çalışıyorlar. Cem Uzan: Sizlerin desteğiyle daha iyisini yapacağız. Ben çocukken de bu adamlar vardı. Yine onlar var. Seçimden seçime geliyor demesinler diye ben yine gelmeye devam edeceğim. Seçimden sonra da geleceğim. Genç Parti olarak seçime giriyoruz. Cemalettin Yetük (oto aksesuarcı): Şu saat olmuş ancak bir siftahımız var. Zorumuza gidiyor... Cem Uzan: Biliyorum her yerde aynı sıkıntılar var. Devletin imkanları var. Kötü yönetiyorlar. Bütün mesele o. Allah nasip ederse, sizler destek verirseniz oylarınızla bunu değiştireceğiz. İbrahim Bademci (oto aksesuarcı): Arkadaş ben buraya boş kutu koymaktan utanıyorum. Benim dükkanım bu kadar değildi. Daha doluydu. Artık yeter yahu. Cem Uzan: Bunu yapanlara ilk ders vereceğiniz yer sandık. Parasını vergi diye alırsanız vatandaşın cebinde para kalmaz. Vatandaşın cebinde para olursa senden alışveriş yapar. Sen de dükkanı doldurabilirsin. Herkesin cebindeki parayı aldılar götürdüler. Peşin vergi aldı, KDV aldı, tüketim dedi aldı, deprem vergisi dedi aldı. Gel seni götüreyim Sakarya'ya. Bütün millet olarak bizden 9 milyar dolar deprem vergisi aldılar. Gel Sakarya'ya orada hâlâ deprem duruyor. Hepimizi kandırdılar. Kamil Orhan (Almancı): Cem Bey bir de bizim Almancılar'ın sıkıntılarını dinleyin. Aynen buradaki vatandaş gibi bizim de orada standartlarımız gayet düşük. Cem Uzan: Senin durumun gene iyi. Senin yine hakların var. Ali Kuzey (traktör ustası): Bu memlekete ne vereceksin? Her gelen daha iyi olacak diyor. Biz ekmek peşindeyiz. Ekmek, ekmek... İsmail Cem geldi, 'Yatırım getireceğim' dedi. Hiçbir şey yapmadı. Cem Uzan: Ben sana daha fazla üretim getireceğim. Daha fazla üretim, daha fazla iş, daha fazla aş. Ben bugüne kadar yaptım bunları. İşadamı olarak yurdun her tarafına bunları yaptım. Devletin vergileri azaltması lazım. Kazanmadan vergi veriyorsunuz. Tabii dediğin doğru. Bugüne kadar gelip çok yalan söyleyenler oldu. Ama başkalarının yalanından dolayı beni sorumlu tutma. Ben alavere dalavere yapmıyorum. Ben açık açık söylüyorum. İstediğini sor. Kararını ona göre ver. İşte o konuşma Cem Uzan daha sonra binlerce Kayserili'ye hitaben konuşma yaptı. İşte o konuşmadan satırbaşları: Sevgili Kayserililer... Türkiye'nin en büyük sorunlarının başında işsizlik geliyor. Peki işsizliği yok edecek güç var mı Türkiye'de? Var!.. Olmaz mı!.. Devlet!.. Gücü var, yetkisi var!.. Ama devleti yönetenlerin öncelikleri başka. Daha doğrusu yabancıların onlara dikte ettikleri öncelikler başka. Yahu, birinci önceliğin işsizliği yok etmek olacak. Birinci önceliğin!.. Bu milleti işsiz bırakan, devletin vurdumduymaz yönetimidir. Yani dünkü, bugünkü yönetimlerdir. Ankara'dakiler!.. Milleti işsiz bırakmayı biliyorsunuz. Peki işsizlik sigortası ödesenize! Ödemezsiniz tabii... Daha doğrusu ödeyemezsiniz. İ-Me-Fe'ye borç faizi ödemekten haliniz mi kalmış? Millet olarak bunları bilmiyor muyuz sanıyorsunuz, eyy Ankara'daki gafiller! Siz milleti bunlara aklı ermez sanıyorsunuz amma, millet size sandıkta öyle bir şamar indirecek ki, şamarın sesine Avrupalı bile şaşıracak. Avrupalı bile! Türk milletinin bir başka milletten yardım almasına, bir başka millete avuç açmasına, Türkiye'sini seven hiçbir Türk vatandaşı tahammül edemez. İşte bu yüzden ben de tahammül edemiyorum. İnanın bana, Türk milletinin şerefli geçmişi, Türk milletinin atalarından gelen yetenekleri, Türk milletinin imanından gelen kuvveti, her şeyin en mükemmelini başarmaya yeter. Yeter de artar bile! Neden Türkiye'nin bugün düşürüldüğü durumu kabullenelim ki? Ne İslamiyet'e yakışıyor... Ne Türklüğe yakışıyor. Türkiye'yi yıllar içerisinde bu acınacak duruma getirenler yarın gene utanmadan karşınıza çıkıp, oy dilenecekler... Türkiye ekonomisinin büyümesi için vergilerin indirilmesi şart! KDV inecek! Hele hele gıda maddelerinde sıfıra inecek... Türk insanı gıdası için KDV ödemeyecek.. Yapabildiler mi bunu?.. Yapamadılar!.. Ama ben yaparım!.. Söz veriyorum yaparım!.. Yapamazsam namerdim!.. Peki nasıl yapacağım?.. Çok basit.. Devletin gücünü ve yetkisini kullanarak.. İktidar olduğunuzda devletin bütün güç ve yetkilerini yürütme sorumluluğunu almıyor musunuz? Evet!.. O zaman yapabilirsiniz... Türkiye'nin her köşesini, tek tek, şehir şehir, kasaba kasaba, köy köy gezip, bas bas bağırıyorum: Devleti yönetenler, önce milleti düşünsünler. Türkiye'de 4 yıl içerisinde üniversite sınavı diye bir şey kalmaz diye... Dört yılda, Türkiye'deki üniversite sayısını dörde katlamazsam, bana da Cem Uzan demesinler!.. Nasıl mı yapacağım?.. Gene aynı güç ve yetkiyle... Devletin gücü ve yetkisiyle!.. Asgari ücret var ya... İşte o asgari ücretten hiç vergi kesilmesin ister misiniz?.. Sizlerin huzurundan, buradan, bütün Türk milletine sesleniyorum ve söz veriyorum.. Asgari ücretten kesilen vergi sıfır olacak... Sıfır... Şimdi oy istemek için böyle diyordur... Sonra unutur diye düşünenler!.. Bizde Allah korkusu var Allah... Bizi başkalarına benzetmeyin sakın.. Sizlere, Türkiye'sinden mennun olmayan bir Türk vatandaşı olarak sesleniyorum... Atalarına, şehitlerine, gazilerine borcu olduğunu bilen bir Türk vatandaşı olarak sesleniyorum.. Türkiye'nizi seviyorsanız, oyunuzu kullanınız.. Türkiye'yi bu hale getirenleri cezalandıracağınız tek yer sandıktır.. Türkiye'yi bugünkü zavallı durumuna getirenlerin en büyük umudu nedir biliyor musunuz?.. Sizlerin sandığa küsmesi ya da sandık başında boş oy kullanması.. Bu hareketiniz onların ekmeğine yağ sürecektir.. Çünkü o zaman, kendilerinin bir avuç taraftarı önemli bir paya ulaşacaktır.. Aman, siz Türkiye'yi seven Türkler olarak sakın sandığa küsmeyin... iki eliniz kanda olsa da sandığa gidin ve Türkiye'yi Türkiye yapacak kişilere oyunuzu verin!.. Ben sizin helal oylarınızı istiyorum.. Genç Parti'nin lideri olarak oylarınızı istiyorum... Devletin güç ve yetkilerinin, sizler, yani Türk milleti için kullanılmasını sağlayacak oylarınızı istiyorum.. Burada, sizlerin huzurunda; devletin güç ve yetkilerini, yalnız ve yalnız milletin çıkarları için kullanacağıma, namusum ve şerefim üzerine söz veriyorum.. Allah'a emanet olun

12 01 2007