Cem Uzan - Genç Parti

Bu sayfa Cem Uzan`ın haklılığını ispatlamak , kanıtlamak , gözler önüne sermek ve
Genç Parti`nin büyük kitlelere ulaşmasını sağlamak için yapılmıştır. (cem-uzan.org 2007)
Genç Parti Cem Uzan Davalar Genel Gençlik Kollari Kadın Kolları İlçe Teşkilatları İl Teşkilatları Eserler Söylemler Basın Projeler - Taahhütler Duyurular İmar Bankası Star Çeaş Kepez TMSF Telsim Adabank Petkim 4969 - 5020 Nolu Kanunlar Askerlik Siyasi Linç Geziler Mitingler Atatürk Videolar Ürdün Vatandaşlığı Fabrikalar - Ocaklar Milletvekili Adaylarımız Fransa

İlk şehit "STAR"

ADI; Mehmet Ustamehmetoğlu... 1976, İstanbul doğumlu... 28 yaşında!.. Bir yıllık da nişanlı!.. Star Digital’de yazılım uzmanı olarak görev yapıyordu!.. Son yaşanan tatsız gelişmeler, Mehmet’in zayıf olan kalbini biraz daha yordu!.. Ve... Kurban Bayramı’nın birinci günü, herkesin birbiriyle bayramlaştığı dakikalarda o hayata ve bizlere veda etti... Zayıf olan kalbi, bir anda durdu!.. Acımız büyük!.. Ailesinin, nişanlısının ve tüm çalışma arkadaşlarımızın başı sağolsun. Allah rahmet eylesin!.. Bu haberi aldığımda, boğazımın düğümlendiğini hatırlıyorum. Hayatımda bir kez dahi yüz yüze gelmediğim, bir çalışma, bir dava arkadaşıma karşı duyduğum saklı bir mahcubiyet olsa gerek. Ne diyeceğimi, ne yapacağımı bilemedim!.. Hani yüreğiniz sıkışır, boğazınızda bir şeyler düğümlenir ya, işte öyle!.. Sustum!.. Daha doğrusu dondum, kaldım!.. Bilirim... Her ölüm, geride kalanlar için erkendir. Bir eksik Ama... Bu gerçekten çok erkendi. Atatürk, ‘Olmuşla ölmüşe çare yok’ der. Bizimki de öyle bir çaresizlik. star ekranlarından tüm arkadaşlarımızla eylem yapmaya karar verdiğimizde, aramızda Mehmet de vardı. Şimdi bir eksiğiz!.. Çünkü, ‘İslam alemi paylaşmanın, yardımlaşmanın simgesi olan kurban bayramını kutlarken’, biz bir arkadaşımızı ebediyete yolcu ettik. Neden?! Niye?! Onun sağlam olması gereken moralini, tasasız olması gereken yüreğini yeterince rahat tutamadığımız için mi?! Ya da geçim gailesinin dayanılmaz baskısını azaltamadığımızdan mı?! Kim bilir?! Bazı küçük dağları ben yarattım diyen fanilerin ‘vicdansız’lığı altında ezilsek de, zorlansak da inandığımız değerleri satmadık. Dik durduk!.. Mehmet de öyle!.. Şimdi Hakk’ın rahmetine kavuşmuş olan Mehmet’in yakın çalışma arkadaşlarıyla da konuştum. ‘Son yaşananlar hepimizi olduğu gibi onu da çok üzdü ve yordu’ dediler. Mehmet, Genç Partili’ymiş... Parti kurulduğunda üye kaydını da yaptırmış. Star Yazılım Müdürü Gündüz Akgün, Mehmet’in o güne dair duygularını, ‘Fanatik bir Cem Uzan hayranıydı. Açlık grevi başladığında, ‘Erdoğan’ın gözü dönmüş, bu grupta çalışan herkesi Cem Uzan zannediyor. O yüzden düşmanlık ediyor’ dedi’ diye anlattı. Bilmiyordum!.. Nişanlısı da önceden bir Uzan Grubu çalışanıymış. Telsim’de çalışıyormuş!.. Ne olursa olsun... Mehmet daha çok gençti... Ve... Ölemeyecek kadar da çok taze... Yunus, bu tür durumlar için şöyle der: ‘Şu dünyada bir nesneye / Yanar içim, göynür özüm / Yiğit iken ölenlere / Gök ekini biçmiş gibi...’ Ve... Yunus Emre’den bir başka mısra: ‘Sensin Kerim, sensin rahim, Allah, sana sundum elim, / Senden başka yoktur Emin, Allah sana sundum elim. / Ecel geldi, vade doldu, bu ömrün kadehi doldu; / Kimdir ki, içmeden kaldı? Allah, sana sundum elim. / Gözlerim göğe süzüldü, canım göğüsten üzüldü; / Dilimin tetiği bozuldu; Allah, sana sundum elim. / Ölür çünkü anadan doğan, Allah, sana sundum elim. / İş bu meclise gelmeyen, gelip nasihat almayan, / Alfabeyi bilmeyen, okur kişi olur bir gün. / Tutmaz olur tutan eller; çürür, şu söyleyen diller, / Sevip kazandığın mallar, varislere kalır bir gün.’ Tayib’e mesaj Yunus’tan bir başka mısra daha: ‘Sana ibret gerek ise gel, göresin bu mezarları, / Gel, taş isen eriyesin, bakıp görünce bunları. / Bunlar ki, çoktu malları, gör, nice oldu halleri, / Sonunda bir gömlek giymiş, onun da yoktur yakası. / Hani, mal mülk benim diyen, köşkü sarayı beğenmeyen / Şimdi bir evde yatarlar, taşlar olmuş üstleri. / Hani o şirin sözlüler, hani o güneş yüzlüler, / Şöyle kaybolmuş bunlar, hiç belirmez nişanları. / Bunlar bir vakit beyler idi, kapıcılar kollar idi, / Gel, şimdi gör, bilmeyesin, bey hangisidir, ya kulları. / Ne kapı vardır giresin, ne yemek vardır yiyesin, / Ne ışık vardır göresin, gece olmuştur gündüzleri./ Bir gün senin de ‘benim’ dediklerin arda kalır / Seni de böyle yok eder, nitekim etti bunları!’ Yunus Emre’nin de dediği gibi o kaçınılmaz sona, hepimiz arkadaşımız Mehmet gibi bir bir sürükleneceğiz. Şu üç günlük, fani dünyada bu kadar üzüntü, keder çok değil mi?! Huzur içinde yat Mehmet!.. 07.02.2004 Hayrullah Mahmud

20 02 2007