Cem Uzan - Genç Parti

Bu sayfa Cem Uzan`ın haklılığını ispatlamak , kanıtlamak , gözler önüne sermek ve
Genç Parti`nin büyük kitlelere ulaşmasını sağlamak için yapılmıştır. (cem-uzan.org 2007)
Genç Parti Cem Uzan Davalar Genel Gençlik Kollari Kadın Kolları İlçe Teşkilatları İl Teşkilatları Eserler Söylemler Basın Projeler - Taahhütler Duyurular İmar Bankası Star Çeaş Kepez TMSF Telsim Adabank Petkim 4969 - 5020 Nolu Kanunlar Askerlik Siyasi Linç Geziler Mitingler Atatürk Videolar Ürdün Vatandaşlığı Fabrikalar - Ocaklar Milletvekili Adaylarımız Fransa

Star Çalışanlarından zehir zemberek açıklama (ARŞİV)

Star Çalışanlarından zehir zemberek açıklama: ´BİR GÜN MUTLAKA HESAP VERECEKSİNİZ´..... Haber Tarih: 15.05.2006 23:01:13 İşte Star çalışanlarının hazırladığı metin: ÇALIŞANLARINDAN KAMUOYUNA Aşağıdaki yazı yaşadıklarımız ve bugünkü durumu anlatan özetin özeti bir yazıdır. TMSF BİZLERİ KÖLE OLARAK ALAEDDİN KAYA`YA SATTI... ALİ ÖZMEN SAFA DEMİYORUZ... ÇÜNKÜ O SADECE KAYA`YA SATIŞ İÇİN KULLANILDI İKİ ELİMİZ BİZİ BU DİPSİZ KUYUYA ATAN BAŞTA TMSF BAŞKANI OLMAK ÜZERE TÜM SORUMLULARIN YAKASINDADIR... Bilindiği gibi star gazetesi 19,5 milyon dolar muhammen bedelle ihale edildi. Ancak ihale 5 milyon 150 bin dolara Kıbrıslı iş adamı Ali Osman Safa`ya kaldı.Tepkiler üzerine bir süre sonra fiyat yükseltildi. 21 Mart`ta da TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, Ali Osman Safa`ya satıldığını açıkladı. Ertürk, 8 milyon dolar satış fiyatı ve 3.5-4 milyon dolarlık kıdem tazminatı ile Safa`ya satılan Star`ın 4 matbaa, 418 personeli bulunduğunu da açıkladı. (Kadrosuzlarla birlikte personel sayısı 439)... Yalnız Safa`ya satıdığı söylenen Star`ın devir sözleşmesi imzalanırken masada bir kişi daha vardı: Alaeddin Kaya... Fethullahçı Zaman gazetesinin kurucularından olan Kaya adı herkesi şaşırttı. Çünkü TMSF Başkanı Ertürk, sözleşme masasında aynen şöyle diyordu: "Ali Bey (Ali Osman Safa) gazetecilik yapacak. O nedenle hem Türk basınına sermaye girişi sağladığımız, hem de basın işçilerinin işlerinin devamını sağladığımız için mutluyuz..." İşte burda Alaeddin Kaya adı duyuldu. Safa, satış sözleşmesine imzayı attıktan sonra, Kaya`nın masada bulunmasının nedenini de açıkladı: "Kıbrıslı bir Türk olarak Star`ı almaktan memnunum. TMSF Başkanı Ahmet Ertürk`e teşekkür ederim. TMSF, Star`a verdiğimiz ilk teklifi yükseltmemizi istemişti, yükselttik. Bu teklifi verdikten sonra, gazeteyi yönetecek bir şahsa ihtiyacımız olmuştu. Bu şahsın tecrübeli, bilgili, elini taşın altına koyabilecek birisi olması önemliydi. Hep tek bir isim verdiler. O şahsa telefon ettim ve Alaeddin Kaya Bey ile birlikte çalışmak için anlaştık, kendisi ortak yöneticidir." Safa`nın bu açıklamasının ardından Kaya`nın açıklaması geldi. İşin foyası o zaman ortaya çıktı. Kaya, Safa`ya yardım edecek öylesine bir ortak değildi. Çünkü Kaya, gazetenin % 40`ının kendisine, % 20`sinin oğlu Cüneyt`e ait olduğunu söylüyordu.Yani kazın ayağı Safa`nın söylediği gibi değildi. Düpedüz gazetenin patronu Kaya`ydı. 22 Mart tarihli Star`ın künyesinde Kaya`nın adı "Sahibi" olarak çıktı. Bir gün sonra ise, Safa künyede "Murahhas Aza" olarak göründü. Ve Kaya (daha sonraları da sıkça tekrarladığı gibi) "Star gerçekten bir marka. Devlet yönetiminde 100 bin satmak önemli bir başarı..." diyor ve ekliyordu: "Gazetenin yayın çizgisi değişmeyecek... Biz yıllardır matbaa sektöründe çalışıyoruz. Ama bütün hayalimiz gazete çıkartmaktı." Kaya`nın bu açıklaması Safa`yı tekzip ediyordu. Çünkü Safa, "Gazeteyi yönetecek bir şahsa ihtiyacımız olmuştu" derken; Kaya, kendisinin "Matbaacı", hayalinin de "Gazete çıkarmak" olduğunu söylüyordu. Satış töreni böyle son bulurken bir gün sonra gazete binasında hem Star`ın 8. yıl dönümünü hem de yeni sahiplerine devri kutlandı. Star`ın 23 Mart ta "Çifte Kutlama" başlığıyla verdiği haberde, Safa ve Kaya, TMSF Başkanı Ahmet Ertürk`ün de katıldığı kokteylde (meyve suyu ve birkaç pasta ikram edildi) çalışanlarla tanışıyordu. 8. yıl pastası kesildi ve birer konuşma yapıldı. Kaya ve Safa`nın ardından konuşan TMSF Başkanı Ertürk, özetle "Yeni patronlarınız daha iddialı bir gazete yapacak. Bu da sizler için bir fırsat olacak. Arkamızda işsizler ordusu bırakmayacağız. Artık başarılarınızı bir okuyucu olarak izleyeceğiz" diyordu.Ertürk`e not: İddialı gazete yapacağını söylediğiniz patronlarımız gazeteyi 4 sayfa daha azalttı. Aşağıdaki durumları yaşayacağımıza işsizler ordusuna katılmayı tercih ederdik. Şimdi gelip star çalışanlarına ne kadar güzel bir ortam hazırlayıp hazırlamadığınızı bir sorun. Böylece TMSF Star`dan uzaklaştı!.. Ancak 2 yılı aşkın süre Star`ı elinde tutan TMSF döneminde yaşananlar 1-1.5 aylık Kaya-Safa, daha doğrusu Kaya döneminde yaşananların yanında güllük-gülistanlıktı. Daha Star`ın satıldığı açıklanmadan 4 gün önce 17 Mart`ta işletme bölümünde çalışanlara dağıtılan "SSK işe giriş bildirgesi kafaları karıştırdı. 20 Mart`ta işe başladıkları belirtilen personelin büyük bölümü belgeyi imzalamayınca girişim yarım kaldı. Belgede son çalışılan işyeriyle ilgili hiçbir şey belirtilmezken, Sirkeci merkezli bir şirket gözüküyordu. Çalışanlar haklı olarak "Geçmiş haklarımız ne olacak?" sorusuna cevap aramaya başladı. Ancak, muhatap bulunamıyordu. Taki 27 Mart`ta Alaeddin Kaya imzalı "Değerli Star Gazetesi Çalışanları" başlıklı "lotus"u olanların görebildiği açıklamaya kadar. Kaya, "Star gazetesinin 21.03.2006 tarihinden itibaren Yasal İş Kanunları uyarınca siz Değerli Emek Sahiplerinin tüm özlük hakları korunarak devir alınmıştır" diyordu. Kaya`nın "Yasal İş Kanunları" demesinin nedenini çalışanlar ilerleyen günlerde anlamaya başladı. Demek ki "Yasal olmayan kanunlar" da vardı. Çünkü Kaya`nın "Yasal olmayan kanunları" sonradan ortaya çıktı. Kaya, mesajında, yine Star`ın bir "marka" olduğundan söz ediyor ve bunun "mevcut çalışanlarla olduğuna" dikkat çekiyor ve şöyle diyordu: "Bu heyecanı, huzurlu bir ortamda yaşatmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız..." Burada "yaşatmak" sözcüğünde tashih olduğu, aslında "yaşatmamak" olacağı da sonradan ortaya çıkacaktı. Bu bildiriden bir gün sonra işletme bölümünde tanışma toplantısı düzenleyen Kaya, sert kayalara çarptı. Haklarının akibetini soran çalışanlara doyurucu cevaplar veremeyen Kaya, toplantıyı inandırıcılığını yitirmiş bir adam olarak bitiriyordu. Tepkiler sinirlendirmişti. Bir gün sonra öğleye doğru yazı işleri katında benzer bir toplantı yaptı. Tesadüfen sabah Kıbrıs`tan gelen Safa da toplantıya katıldı. Kaya, burada da istemediği sorularla karşılaştı. Çalışanlar "yeni bir başlangıç ve huzurlu ortam için" tazminatlarının ödenmesini istiyordu. Bu toplantı da Kaya`nın umduğu gibi geçmedi. 31 Mart`ta "lotus"tan bir yazı daha vardı: "Star gazetesinin Star Yayıncılık A.Ş. tarafından çalışanlarının özlük haklarıyla TMSF`den satın alındığı" belirtilen yazıda, maaşların "elden ödeneceği"ne dikkat çekiliyor ve "Sözleşme imzalanması" gerektiği hatırlatılıyordu. Devamla, "Sözleşme imzalanmaması halinde işverenin, 4857 sayılı yasaya göre çalışanlar için 50, 5953 sayılı yasaya göre çalışanlar için de 600 milyon lira para cezası ödeyeceği" vurgulanıyordu. Son paragrafta ise, maaşlar ödenirken sözleşmelerin imzalanması isteniyordu... İşte çalışanların kuyuya atıldıklarını göstermeye başlayan olay 1 Nisan`da maaşlarını elden alırken önlerine koyulan bu sözleşme oldu. 5953 yani 212 sayılı yasaya göre çalışanlar, yani "Fikir işçileri" tam bir köle yapılmak isteniyordu. Örneğin 2 madde aynen şöyleydi: MADDE 12: İşverenin ihtiyaç duyması halinde başka bir işverene Fikir Çalışanını iş görme edimini yerine getirmek üzere 6 aya kadar devir edebilir. Çalışan iş bu sözleşme ile buna onay verdiğini kabul ve taahhüt eder. Çalışan, yeni işverene karşı bu sözleşme hükümlerinin tamamından sorumlu olduğunu kabul ve taahhüt eder. MADDE 14: Fikir Çalışanı, gerek bu Sözleşme süresince gerekse Sözleşmenin hangi sebeple olursa olsun sona ermesini takip eden 1 yıl boyunca, işveren ile doğrudan ve/veya dolaylı rekabet teşkil edecek faaliyetlerden uzak duracak ve İşveren ile aynı anda faaliyet gösteren rakip bir müessesede her ne sıfatla olursa olsun görev almayacaktır. Aksi halde, İşveren`e Borçlar Kanunu`nun 351. maddesi uyarınca son aylık net ücretin 2 yıllık tutarını maktu tazminat olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Yasağa aykırılık maktu tazminat miktarını aşan bir zarar doğurursa yine B.K.351. madde uyarınca Çalışan, aşkın zararı da tazminle yükümlü olduğunu kabul ve taahhüt eder. 4857 sayılı yasaya göre çalışanlar için hazırlanan sözleşme de benzer nitelikteydi. Örneğin: 8-10 yıldır çalışanlara imzalattırılmak istenen sözleşmenin bir maddesi şöyleydi: MADDE 5-b): İş bu sözleşme imza tarihinden itibaren iki ay deneme sürelidir. Taraflar bu süre içerisinde iş sözleşmesini ihbarsız ve tazminatsız feshedebilirler. "Bir tarafta 8-10 yıldır çalışanlar var, bir tarafta 1 aylık bir işveren var. Ve (Taraflar sözleşmeyi ihbarsız ve tazminatsız feshedebilirmiş). Acaba hangi taraf feshedebilir?" Sözleşmeler birkaç kişi hariç imzalanmayınca geri çekildi. Ancak bir süre sonra Alaeddin Kaya`dan geldiği söylenen öneri ile çalışanlar tarafından bir sözleşme hazırlandı. Köle maddelerinin çıkartıldığı sözleşme Kaya`ya iletildi. Tepki çok olumluydu "sözleşme olabilir "di, ama bir şartla. İşte asıl dananın kuyruğunun koptuğu yer burasıydı. "Ama"sı şuydu: "Şu anki net maaşınızı brüt gösterirsek olur." Buna da "hayır" yanıtı alan Kaya`nın son hamlesi Nisan ayı sonunda geldi. Birim yöneticilerine verilen isim listesi vardı. Listede isimlerin karşısında, aldığı maaş, bir de yeni alacağı "zamlı maaş" rakamı ile "zam" oranları vardı. Bunun açıklaması şuydu: Şu an  aldığın maaşın SSK`ya brüt olarak bildirilmesine onay verir ve sözleşmeyi imzalarsan "zamlı maaş" alacaksın. Zam oranları da ilginçti: % 8 ile % 30 arasında değişiyordu. Kim neye göre hazırlamış belli değildi. Listedeki isimlere tek tek soruldu. "Evet" ya da "Hayır" diyenler işaretlendi. "Evet" diyenlerin sayısı yok gibiydi... 1 Mayıs`a kadarki birkaç gün sessiz geçti. O gün maaş alırken bu sözleşmeyi imzalayanlar zamlı maaş aldı. Ancak bu gizli yapılıyordu. Ve bunu yapan ve yaptıranlar "Kur`an", "İslâm", "Allah", "Hak", "Hukuk"... deyince mangalda kül bırakmayanlardı. Hem devleti, hem milleti göz göre göre soymaya kalkıyorlardı. Sadece çalışanların değil tüm milletin hakkını gasp ediyorlardı. İşte Kaya`nın "Yasal olmayan kanunu" ortaya çıkmıştı. Çünkü bu resmen vergi kaçırmaktı ve yasadışı olaydı. Sadaca yasa dışı bir olay değil, hem vicdan, hem de ahlak dışı bir olaydı. Tüm yetkilileri, bu yasadışı olaya el koyup son vermeleri ve sorumlular hakkında yasal işlem yapmaları için uyarıyoruz.. . ŞİMDİ NE OLDU DERSENİZ: Çalışanlara bir hafta sözleşmeyi imzalama süresi verildi. İmzalayanlar neti brüt gösterilen "zamlı maaş" alıyor. Almayanlar eski sözleşmeye göre "Şimdilik" çalışıyor. Bütün bunlar gizlenmeye çalışılarak yapılıyor. Bir yandan da çalışanlara imzalamaları için birim yöneticileri tarafından baskı yapılıyor. Mayıs`ın ilk haftası geçti ve şimdilik bekleme sürüyor. DİĞER GELİŞMELER VE EN BÜYÜK SUÇLU TMSF Star`da yaşanan diğer geleşmeler ise şöyle: Servisler kısıtlanırken, yasal zorunluluk olmasına rağmen şu anda gazetenin doktoru yok. TMSF kadrosunda gözüken doktor, Star çalışanlarına "İnsanlık namına" bakıyor. Elini makineye kaptıran matbaa ustası Salim Nacak`ın olayı bile gizlendi. İş kazası raporu tutturulmadan özel bir hastanede tedavi ettirildi. Eskiden çalışanlar kendileri çay demleyip içebiliyordu. Şimdi çay yapılabilecek yerler kaldırıldığı gibi çay ve şeker bile artık alınmıyor. Çalışanlar, Uzan döneminden kalma makinelerin gittikçe bozulan çay ve kahvesine talim etmek zorunda. Acil işe gidecek olan muhabirlere bile araç verilmiyor. Bütün bunlar yaşanırken başta "Çalışanları işsiz bırakmıyoruz" diye övünerek Star`ı Kaya`ya peşkeş çeken TMSF Başkanı Ertürk olmak üzere tüm yetkili ve etkililer seyirci kalıyor. Biz Star çalışanları olarak, bu kendilerini "En iyi Müslüman" sayan ama çalışanlarının ve Türk milletinin hakkını yiyenlerden davacıyız. Bu dünyada da davacıyız, öbür dünyada da... İki elimiz yakalarında olacak. Ve hakkımızı helâl etmiyoruz. Cem Uzan`ı kovup Star`ı bu duruma getirenlerin biz çalışanlardan da intikam aldığını düşünüyoruz. Uzan döneminde çalışanların tek kuruşuna el sürülmedi. Ama bunlar tek kuruş vermemek için akla gelmeyecek şeyler yapıyorlar. Bu kadar pervasız ve vurdumduymaz yasadışı uygulamalara göz yumanları da uyarıyoruz. Ellerimiz yakalarınızda olacak. TMSF 3,5-4 milyon dolar olarak hesapladığı tazminatlarımızı Star`ın satış bedeline ekledik ve 12 milyon dolara sattık" açıklamasını yaptı. Madem öyle çalışanların hakkı olan bu parayı ödeyin. Ondan sonra çalışan çalışır giden gider. Bizler sadaka değil hakkımızı istiyoruz. İLGİNÇ OLAN TMSF DE ALACAKLARINI TAHSİL EDEMİYOR Bir başka ilginç gelişme ise, TMSF geçen kısa süreye rağmen alacaklarını tahsil edemiyor. Öğrendiğimiz kadarıyla satış taksidi dışında kağıt, boya, kira ve diğer giderler karşılığı olarak Star`ın yeni sahiplerinin trilyonlarca borcu var. 1,5 aylık zaman içinde 3-3,5 trilyon borç birikmesine karşın TMSF sessiz kalıyor. Zaten sesini çıkarsa foyası da ortaya çıkacak. "Kamu alacakları" adına Star`a el koyanlara soruyoruz: Bunlar kamu alacağı değil mi? Bir başka gelişme de Kaya`nın Star`ı matbaası için aldığı söylentisi... Ama bu söylentiden öte aslında açıkça görülüyor. Star`ın sayfa sayısı düşürüldü. 4 sayfa birden düşüren bir patronun niyeti açık değil mi? Biraz zaman geçmesi bekleniyor. Sonra "Zarar ettik kapattık" açıklaması gelecektir. Star çalışanlarına yapılan zulmün altında da bu var diye düşünüyoruz.  "Bir kişiyi bile tazminatsız kaçırırsak kârımız olur" düşüncesindeler kanaatindeyiz. Ayrıca, Kaya`nın, Star`ı yani matbaayı almasının en önemli nedeni de Milli Eğitim Bakanlığı ihalesi... En az 20 milyon dolarlık kitap ihalesi için Star`ın matbaaları alındı iddiasındayız. Ya ihale alındı yada alınmak üzere. Bunu Milli Eğitim Bakanlığı açıklamalıdır. 14 Nisan`da Star`a ziyarete gelen Milli Eğitim Bakanı bir gün sonra Star`da tam sayfa haber oldu. Acaba neden?.. Bu iddialar açıklığa kavuşturulmalıdır. UYARIYORUZ, Yasadışı işler yapanlara yasayı uygulamayanlar, Yasayı, hakkı ve hukuku hiçe sayanlara cesaret verenler, Ve başta TMSF olmak üzere biz emeğinden başka bir şeyi olmayan çalışanları kuyuya atanlar, Bir gün mutlaka hesap vereceksiniz!..

20 02 2007