Cem Uzan - Genç Parti

Bu sayfa Cem Uzan`ın haklılığını ispatlamak , kanıtlamak , gözler önüne sermek ve
Genç Parti`nin büyük kitlelere ulaşmasını sağlamak için yapılmıştır. (cem-uzan.org 2007)
Genç Parti Cem Uzan Davalar Genel Gençlik Kollari Kadın Kolları İlçe Teşkilatları İl Teşkilatları Eserler Söylemler Basın Projeler - Taahhütler Duyurular İmar Bankası Star Çeaş Kepez TMSF Telsim Adabank Petkim 4969 - 5020 Nolu Kanunlar Askerlik Siyasi Linç Geziler Mitingler Atatürk Videolar Ürdün Vatandaşlığı Fabrikalar - Ocaklar Milletvekili Adaylarımız Fransa

Yaşar Nuri Öztürk: "Kemal Uzan'dan ürpertici ders"

- Unutanlara, Unutmak İsteyenlere .. "Kemal Uzan'dan ürpertici ders

YAŞAR NURİ ÖZTÜRK Ülkemizin ışık ve enerji gücüne önemli katkılar sağlayacak olan Berke Barajı 16 Mart 2002 günü hizmete açıldı. Bu barajın niteliği, sağlayacağı katkılar, yeri-değeri konusunda çok yazı yazıldı. Yapım aşamasında bir yazı da ben yazmıştım... Bugün baraj ve değeri üzerinde durmayacağım. Bugünkü yazım, bu bereket barajının açılışı münasebetiyle, barajı yapan irade ve firmanın lideri Rumeli Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Uzan'ın yaptığı tarihsel konuşmayı değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Son yıllarda benim dinlediğim en ürpertici, en gerçekçi, en uyarıcı, en cesur ve en içten konuşmalardan biri de Kemal Uzan'ın bu konuşmasıdır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Devlet Bakanı Devlet Bahçeli'nin de içlerinde bulunduğu çok sayıda bakan ve milletvekilince dinlenen bu konuşma; zamanı, mesajları, altını çizdiği konular itibariyle ülkemizin dününün çok anlamlı bir muhasebesini yapmanın yanında geleceğimize ilişkin de çok hayatî pencereler açmıştır. Uzan, bir anlamda ülkenin kaderiyle ilgili söz söyleme mevkiinde olanlara ders vermiştir... Vakur, mütevazı ama sarsıcı bir ders... BU ÜLKENİN SEVDALISI Sayın Uzan'ın, yılların deneyimini ve başarılı iş hayatının kazandırdığı morali, ülkemize ve insanımıza duyduğu sevgiyle birleştiren bu konuşmasının başta ülkeyi yönetenler olmak üzere hepimize ışık tutmasını diliyorum. Çok etkilendiğim için de konuşma metnini alıp okumasında yarar gördüğüm epey sayıda işadamı, bürokrat, bilim adamı, gazeteci dostuma faksladığımı da söylemek istiyorum. Kemal Uzan'a, bu ülkenin sevdalısı bir insan olarak, bir yurttaş olarak şükran ve saygımı iletmeyi bir mutluluk sayıyorum. Konuşmanın yerini ve önemini bir kelimeyle ifade etmek istedim ve 'ürpertici' sözcüğünü uygun buldum... Uzan'ın konuşması gerçekten ürperticidir. Yani hem olmaması gerekenleri gösteren hem de olması gerekenlerin altını çizen ve bu haliyle hem uyarıp sarsan hem de ümit ve ışık getiren bir konuşmadır. Ülkemizi yönetenlerin yetersizliklerini, gafletlerini, aldatılmışlıklarını, ülkeyi dışardan yönlendirip sömürenlerin bize oynadıkları oyunları, efor, imkán ve enerjimizin basîretsiz yaklaşımlarla nasıl tarumar edildiğini, nasıl aldatılıp oyuna getirildiğimizi, uluslararası haçlı kurmayları tarafından nasıl sömürüldüğümüzü, sahip olduğumuz hazinelerin aptal bir uyuşuklukla üstüne nasıl oturduğumuzu ibret ve dehşet verici bir biçimde önümüze koymuştur. POTANSİYEL VAR AMA... Ve bence, Türkiye'nin en büyük ihtiyacının 'dürüst, basîretli, yeterli ve yetenekli adam' olduğunu lafı evirip çevirmeden, gak-guk etmeden seslendirmiştir. Başarılı, kararlı, hamleci, aydın bir yurtsever ciddiyetiyle... Dikkat çekilmesi gereken bir başka nokta da, konuşmanın çevreyi okşayıcı siyasal laf ebeliklerinden uzak, yaraya neşter vuran, cesur, dirayetli, deneyimli bir yüreğin seslenişi olduğu gerçeğidir. Benim ölçülerimle bu konuşma, büyük devlet adamlarından beklenecek bir konuşmadır. Ne ilginçtir ki biz böyle bir konuşmayı, yıllardan beri, siyaset adamlarımızdan dinlemeyi beklerken bir iş adamımımızdan dinliyoruz... Bu demektir ki bu ülkede muhtaç olduğumuz potansiyel var, ancak taşların hepsi olması gereken yerde değil... Kemal Uzan'ın bu basîret ve dirayetinin, devleti yönlendiren 'direksiyon mevkileri'nde yer almasını isterdim... İŞTE O MÜTHİŞ KONUŞMA İş, ekonomi, siyaset, dış ilişkiler, ticaret ve sanayi hayatımızla ilgili temel noktaları hatalarımız, zaaflarımız ve olması gerekenler açısından derin bir vukuf ve tavizsiz bir üslupla ele alıp değerlendiren Uzan'ın, bir 'uyarı ve atılım belgesi' niteliğindeki konuşmasından bazı pasajlar aktaralım: 'Türk işçisinin yaptığı eserlerle onur duyma zamanı gelmiştir. 201 metre yüksekliğiyle ülkemizin en yüksek barajı olan Berke'nin yapımında emeği geçen insanlar mübarek insanlardır... Barajın bir günde üreteceği elektrik 12 milyon kilowatsaattir. Bu kadar elektrik üretmek için termik santralde günde 18 bin varil petrol kullanmak gerekmektedir... Petrol kuyularının ömrü 25-30 yıldır; bir gün biteceklerdir. Ama su kaynakları yüz yıllarca devam edecektir...' DÜNYA BANKASI KURTTUR 'Bu barajı dünya Bankası'ndan kredi kullanmadan meydana getirdik. Bunun anlamı şudur: 270 milyon dolarlık o kredi kullanılsaydı, faizleriyle birlikte ulaşacağı miktar bugün 600 milyon dolardı. Yıllık faiz gideri ise 90 milyon dolar olacaktı. Bunun anlamı, 10-12 yıl süre ile barajın tüm gelirinin Dünya Bankası'na hediye edilmesidir...' 'Bu barajın yapımıyla ispatlanmıştır ki bu tür eserleri yapmak için Dünya Bankası'ndan kredi kullanmak şart değildir. Türkiye kendi kaynaklarıyla bu tür projeleri gerçekleştirme imkánına sahiptir. Peki, Berke Barajı neden 30 yıl önce yapılmadı? Yapılabilirdi...' 'Dünya Bankası kurttur...' 'Hazırlöpçülük önde gelirse Dünya Bankası bu tür projelere krediyi hemen verir. Ve arkasından şartları sıralar: 'Krediyle ilgili her ödeme dilimini kontrol edeceğim' der. 'İhale şartnamesini uluslararası bir firma hazırlayacak' der. 'İhalede yeterlilik belgesinin şartlarını bu firma belirleyecek' der. O firma da Türk müteahhidine ihaleye girmek için yeterlilik belgesi vermez. İlk tezgáh başarılı olmuştur: İş, yabancı bir müteahhide verilir...' 'Kredi artık hazırdır; ancak bu kredi Türkiye'ye hiç uğramaz; doğrudan doğruya yabancı müteahhidin ülkesine gider; bize de sadece borçlanma dekontu gönderilir. Bize, borcu ve faizlerini ödemek düşer.' TEZGAHLAR KURULMUŞ 'Bu borçlanmaların anapara ödemesi hiç bitmez. Faizler döviz sepetine göre hesaplanacaktır. Teknik bankacılık kelimeleriyle kamufle edilmiş ifadelerle bütün riskler Türk Hazinesi'nin üzerine yıkılmıştır. İkinci tezgáh da tamamlanmış; Türk Hazinesi borçlandırılmıştır...' 'Bu sistem hatalıdır. Bu sistemde Türk Hazinesi kuzu, Dünya Bankası kurttur. Kredi sözleşmeleri kurdun kuzuyu çıtır çıtır yemesi için hazırlanıp dikte edilmiştir.' 'Türkiye'yi 120 milyar dolar borcun altına sokan sözleşmelere imza atan kimseler yeterlilik, teknik bilgi ve beceri sahibi değillerdir. Bu sözleşmelerde ülke büyük zararlar görürken imzayı atanlar hiçbir zarara uğramazlar!...' 'Bugünkü Dünya Bankası ve IMF'nin, Cumhuriyet dönemi öncesindeki Düyûnu Umûmiye ile Galata Bankerleri'nden hiç farkı yoktur...' IMF DE KİM OLUYOR?! 'Bize bu barajı yapma imkánı veren siyasal irade o zaman henüz IMF ve Dünya Bankası'nın ağır baskıları altında değildi. Bugün durum maalesef değişmiştir...' 'Dünya Bankası ve IMF kim oluyor da TBMM üzerinde hákimiyet kurmaya çalışıyor!? Ve 4628 sayılı Yeni Enerji Piyasası Kanunu'nu dilediği gibi çıkartıp Türk şirketlerini yok etmeye girişiyor!...' 'Türkiye, 24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması ile kazandığı ekonomik karar alma bağımsızlığını artık kaybetmektedir...' 'IMF ve Dünya Bankası'nın talimat ve onayı ile çıkarılmış bulunan 4628 sayılı kanuna göre biz Berke Barajı'nı yapamazdık... Buradan haykırmak istiyorum: 4628 sayılı kanun, Türk şirketlerini enerji piyasasından uzaklaştırmayı amaçlayan bir kapitülasyon kanunudur...' 'Ülkemizde enerji üretiminin sadece yüzde 34'ü yerli kaynaklardan elde ediliyor. Geçen yılkı hidroelektrik üretimimiz 23 milyar kilowatsaat olmuştur. Oysaki Türkiye'nin hidroelektrik potansiyeli 125 milyar kilowattır. Henüz değerlendirilmeyen potansiyelin parasal değeri yıllık 5 milyar dolardır. Bu kayıp, yer altında saklı doğal kaynakların işletilmemesinden doğan bir kayıp değildir; herkesin gözü önünde akıp giden su kaynaklarından kaybedilen imkándır. Bu israf artık önlenmelidir... Boşuna akan, hizmet bekleyen nehirlerimiz, baraj yapılacak birçok yerimiz vardır...' ÜÇÜNE DAHA TALİBİZ 'Biz bu barajlardan üç tanesini daha yapmaya tálibiz. Hem de devletten bir kuruş kredi beklemeden... Devletten herhangi bir krediye kefil olmasını da beklemiyoruz. Dünya Bankası ve IMF kredisi de istemiyoruz... Bütün finansmanı grubumuz temin edecektir... İmkán verilirse 14 Eylül'de temel atarız...' 'Birincisi, Dicle Nehri üstünde, Suriye sınırına 45 kilometre uzaklıkta Ilısu Barajı'dır. Yılda 4 milyar kilowatsaat elektrik üretecektir. Berke'nin tam iki katı. Ve barajın arkasında 125 kilometre uzunluğunda bir göl meydana gelecektir. Baraj, Şırnak sınırları içindedir. Bölgede iki milyon kişiye iş imkánı yaratacaktır...' 'İkincisi, Kızılırmak üzerindeki Boyabat Barajı'dır. 2 milyar kilowatsaat elektrik üretecektir...' 'Üçüncüsü, Berke'ye bir saat mesafede Seyhan Nehri üzerinde kurulacak Yedi Göze Barajı'dır...' ESER BIRAKMA AŞKI... 'Hiçbir baraj ve hidroelektrik santral yatırımı, sahibine 17 yıldan önce kár getiremez. Bu, çalışan insanın hayatında uzun bir zamandır. Bunun içindir ki kár amaçlı bir kimse böyle bir yatırıma girmez. Bizi bu işe sevk eden, kulluk vazifemizi yerine getirme arzusudur; çalışma ve eser bırakma aşkıdır. Aziz vatana borcumuzu ödeyebilme ve ecdadımıza layık olabilme şuurudur...' 'Bu ülke halkı, Türkiye insanı bu güzel hizmetlere layıktır. Biz bu hizmetleri gerçekleştirmeye hazırız!' Evet, bunları söylüyor Kemal Uzan, böyle söylüyor ve yapacaklarının teminatı olarak da yaptıklarını, özellikle açılışı yapılan Berke'yi gösteriyor. Nice Berke'lere!... Not: Sözleyencek Tek Söz Bile Yok!"

09 01 2007